☂️ 2 Sınıf Karşılıklı Konuşma Metinleri Türkçe
SınıfTürkçe) ulaşmak için sitemizi ziyaret ediniz. Ders kitabı cevapları kaynak sitesi. Buldum Buldum metni cevapları ve soruları, Ekoyay Yayınları 6. sınıf Türkçe ders kitabı sayfa -195-196-197-198-199-200-201 (Bilim ve Te
Türkçeokuma parçalarının daha iyi anlaşılabilmesi için çeşitli sorularla, boşluk doldurmalarla ve karşılıklı konuşma metinleri ve ilgili fotoğraflarla donatılan bir okuma kitabı. (Tanıtım Bülteninden) Yazarlar: Menşure Aşçı, Fatih Numan Küçükballı, Haktan Kaplan, Ümit Karul, Mehmet Kaya, Aydın Göktaş
Busayfamızda siz değerli takipçilerimiz için 11.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Tiyatro Ünitesi Konu Anlatımı, Ders Notları PDF İndir üzerine bir paylaşım yapacağız. Siz de eğer bize ve tüm eğitim camiasına yardımcı olmak adına hazırladığınız yazılıları-notları-soruları-videoları paylaşmak isterseniz mail
5sınıf Türkçe dersi için verilen Karagöz ile Hacivat - İncelik etkinlik sorularından birisi. Soru şu şekilde: Aşağıdaki soruları cevaplayarak geleneksel Türk tiyatrosunun türlerinden birini tanıtan bilgilendirici bir metin için taslak hazırlayın. Geleneksel tiyatro türünün adı nedir? Gölge oyunu Özelliklerini yazın.
AramaYap: Derse Göre. Beden Eğitimi. 2. Sınıf Türkçe Dikte Metinleri . 01/10/2014 19:27. Dosyayı indirmek için buraya tıklayın. Kategoriler: 2. Sınıf. Türkçe. Yukarı Git » Önceki Konu: 2. Sınıf Türkçe Dersi Atatürk Teması Değerlendirme Formu . Sonraki Konu: 1. Sınıf Türkçe Etli Pide Metin Çalışması Ve
a Birinci Üç İmporatorlar Ligi. Bismarck Alman milli birliğini kurmak için 1866'da Avusturya'yı. savaş alanında yenerken, bu Alman devletinin ilerde kendisine lazım. olacağını görmüş ve ona yenik bir devlet muamelesi yapmamıştı. 1866'dan sonra da Avusturya ile münasebetlerini geliştirmeye ehemmiyet.
Türkçedersinde Yüz Elbise’nin Sırrı Kitabı’nı proje kitabı olarak seçtik.Sınıf seviyemiz 4.sınıf.Kitabımızı ESD araçları ile incelememizin nedeni, çocukların yaratıcılıklarını, düşünme becerilerini geliştirmek, bütünü görmelerini sağlamak, çocukların analiz ve sentez yapmalarını sağlamak, sistem
eBSg. 1. Söyleşi Sohbet Kişisel görüşlerin ve düşüncelerin, okuyucuyla konuşuyormuş gibi samimi bir şekilde yazıldığı yazılardır. Özellikler Üslup, oldukça samimidir. İlgi çeken konular ele alınır. Okuyucuya soru sorularak karşılıklı konuşma havasına girilir. Yazar, anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir. Örnekler ANA SÜTÜMSizler de hatırlıyorsunuz değil mi bir şairimizin Türkçeyi ana sütüne benzettiğini? Ana sütü neyse, dilimizde Türkçe de odur. O kadar leziz, o kadar yararlı…Sizce ana sütü tadı kaldı mı o güzel Türkçemizde? Bana sorarsanız, o eski tat yok artık damaklarımızda. Güzel Türkçemizi bozmak için çok uğraştık ve nihayetinde de az çok başarılı olduk. Batı’ya özenerek onların dilini, onların sözcüklerini kullanır olduk. Hem de halis muhlis Türkçe karşılığı bizdeki bu Batı özentisi devam ettikçe, dilimiz de yok olmaya devam edecek ve bu dil damaklarımızda acımsı bir tat bırakacak. Geç olmadan bir şeyler yapmalı, dilimizi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıyız. 2. Hikâye Öykü Yaşanmış ya da yaşanabilir olayların anlatıldığı kısa yazı türüdür. Özellikler Yaşanmış ya da yaşanması mümkün olaylar ele alınır. Olay örgüsü, şahıs kadrosu, yer ve zaman unsurları belirtilir. Kısa soluklu eserlerdir. Karakter sayısı azdır. Serim giriş, düğüm gelişme ve çözüm sonuç bölümlerinden oluşur. Örnekler Ertesi yıl annem, yazın gene İstanbul’a gitti. Biz yalnız kaldık. Hasan’a ahır hala yasaktı. Geceleri yatakta atların ne yaptıklarını tayların büyüyüp büyümediğini bana sorardı. Bir gün birdenbire hastalandı. Kasabaya at gönderildi. Doktor geldi. “Kuşpalazı” dedi. Çiftlikteki köylü kadınlar eve üşüştüler. Birtakım tekir kuşlar getiriyorlar, kesip kardeşimin boynuna sarıyorlardı. Babam yatağın başucundan hiç ayrılmıyordu. Dadaruh çok durgundu. Pervin hüngür hüngür ağlıyordu.– Niye ağlıyorsun? diye sordum.– Kardeşin hasta.– İyi olacak.– İyi olmayacak.– Ya ne olacak?– Kardeşin ölecek! dedi.– Ölecek mi?Ben de ağlamaya başladım. O hastalandığından beri Pervin’in yanında yatıyordum. O gece hiç uyuyamadım. Dalar dalmaz, Hasan’ın hayali gözümün önüne geliyor “İftiracı! İftiracı!” diye karşımda ağlıyordu.” Kaşağı, Ömer Seyfettin 3. Masal Hayali karakterlerin yer aldığı olağanüstü olayları, yer ve zaman unsurlarını belirtmeden anlatan bir türdür. Masalların başlıca özellikleri şunlardır Özellikler Genellikle tekerleme ile başlar. Her zaman iyiler kazanır, kötüler kaybeder. Eğiticilik ve öğreticilik esastır. Yer ve zaman unsurları belirsizdir. Masallardaki olayların gerçekle bir ilgisi yoktur. Olağanüstü özelliklere sahip kahramanlara yer verilir. Evrensel konular ele alınır. Örnekler KÜÇÜK İSTAVRİTİN BÜYÜK MACERASIBir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, denizlerin en orta yerinde, küçük ama meraklı bir istavrit balığı yaşarmış. Denizin dibinde hoplayan zıplayan bu istavrit, istediği zaman arkadaşları ile oyunlar oynar, istediği zaman anne ve babasıyla yüzerek kendisine yiyecek bir şeyler ararmış. Ancak bu istavrit çok ama çok meraklı bir balıkmış.… 4. Fabl İnsan dışındaki varlıklara, insanlara ait özellikler verilerek onların başından geçen olayların anlatıldığı, sonunda ders verme amacı güden kısa yazılardır. Fablların başlıca özellikleri şunlardır Özellikler Kahramanları genellikle hayvanlar ve bitkilerdir. Ders vermek amacıyla yazılır. Evrensel konular ele alınır. Örnekler ASLAN İLE FAREHerkes herkese yardım etmeli,Ben büyük, o küçük dememeliİki masalım var bunun üstüne,Başka da bulurum toprakla oynuyormuş bir gün;Birde bakmış pençesinde fare,Aslan, aslan yürekliymiş o gün,Kıymamış canına, bırakmış gitmemiş bu aklına gelir,Farenin aslana iyilik edeceği?Etmiş işte, hem de canını birinde aslanBiraz çıkayım derken ormandan,Düşmüş bir tuzağa,Ağlar içinde kalmış;Kükremiş durmuş boşuna;Bereket fare usta yetişmiş imdada;Bu iş kükremekle değil,Kemirmekle olur incecik dişlerini işletmeyeGelmiş ipin hakkından kıtır ilmik kopunca ağdan hayır mı kalır?Sabır, biraz da zamanGüçten, öfkeden daha yaman. La Fontaine 5. Günlük Günü gününe, tarih belirtilerek yazılan yazılardır. Özellikler Olaylar, tarih de belirtilerek günü gününe yazılır. Yaşanan olaylar ya da izlenimler kaleme alınır. Samimi bir dille ve birinci kişi ağzından yazılır. Örnekler 17 Nisan Cuma, 1953Bugün günlerden cuma. Baktım çocuklar uçurtma uçuruyor. Her yıl , ilk yaz aylarında , uçurtmayı gördüm mü , bir üzünç duyarım içimde ağlamaklı olurum. Ben uçurtma uçurmadım ki! Çocukluğumda pek isterdim, o renk renk kâğıtlardan yapılmış uçurtmaların havalanmasına içimi çekerek bakardım. Annem bırakmazdı beni uçurtma uçurmama. Günah mıymış neymiş, öyle bir şey uydurmuştu. … Çocukluğum olmadı benim. Çocukluğu olmayanın gençliği de olmaz. Bir şey söyleyeyim mi ben size? İhtiyarlığı da olmuyor böylesinin. Hani güzel bir ihtiyarlık vardır, insan çocukluğunda yaptıklarını, gençliğinde yaptıklarını hatırlar, anlatır da gözlerinin içi parlar, ben kendimde değil, başkalarında gördüm onu. Çocukluğu, gençliği olmamış kişinin yaşlılığında da bir tatsızlık var, yalnız ölümü düşünüyor, ölümden korkuyor, işte o kadar. Nurullah Ataç 6. Anı Yaşanmış olayların, üzerinden belli bir süre geçtikten sonra yazıldığı yazı türüdür. Özellikler Kişinin yaşadığı ya da bizzat tanık olduğu ele alınır. Olayın yaşanmasından sonra belli bir süre geçmelidir. Yaşanan olay etkileyici ya da kişinin yaşamında iz bırakır nitelikte olmalıdır. Geçmişe ışık tutar ve tarihsel gerçeklerin öğrenilmesine katkıda bulunur. Örnekler ASKERLE GÜREŞBir gezisinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu– Sen güreş bilir misin?Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi Genç asker her zaman üstün geliyordu. Çok neşelendi, ayağa çıkarıp Mehmet’e ense bir de benimle güreş!Katıksız ve temiz Anadolu çocuğu Ata’sının yüzüne hayranlıkla baktı.“Atam, dedi. Senin sırtını yedi düvel yere getiremedi bir Mehmet mi bu işi başarır?”Gözleri doldu ve ağlamamak için gülmeye çalıştı. Tahsin ÜZER Kaynak Millet Dergisi, 1946 7. Gezi Yazısı Gezip görülen yerlerin anlatıldığı yazı türüdür. Özellikler Gezilen yerlerle ilgili izlenimler edebî bir üslupla anlatır. Yazar, iyi bir gözlemcidir. Duygu ve düşüncelere yer verilebilir. Örnekler TLOS ANTİK KENTİBurası Likya krallığının altı büyük kendinden biri ve ayrıca krallığın spor merkezi. İçinde kazı işlemi tamamlanmış bir de stadyum bulunuyor. Ayrıca Tlos, uçan kanatlı at Pegasus ile ünlenen mitolojik kahraman Bellerophontes’in yaşadığı kent olarak da bilinir. Likya bölgesindeki en eski kent olduğu ve kuruluşunun önceye dayandığı arkeoloji kazıları ile tespit edilmiştir. Kent akropolünün doğal kayası üzerinde oluşturulan mezarlığı, Likya’nın en güzel ev tipi mezarlarındandır. 8. Mektup Bir şey haber vermek, sormak, istemek veya duyguları bildirmek için yazılan yazılardır. Özellikler Hitapla başlar ve mutlaka tarih atılır. Özel mektuplar, edebî mektuplar, resmî mektuplar ve iş mektupları olmak üzere dört türü vardır. Özel mektuplar; yakın çevremizdeki insanlara yazılır. Edebî mektuplar, edebiyatçıların birbirlerine gönderdikleri mektuplardır. Resmî mektuplar, devlet dairelerinin kendi aralarındaki mektuplaşmalardır. Kişilerle devlet daireleri arasındaki mektuplaşmalar da bu türe girer. İş mektupları, kişiler ve ticari kurum arasındaki mektuplaşmalardır. Örnekler Kardeşim Kaplan,Bir yığın can sıkıntısı, üzüntü ve yorucu iş arasında mektubuna cevap veremedim. O bir tarafa, o güzel makalene de vaktinde teşekkür etmek lazımdı. Çünkü hakikaten güzel makaleydi. Artık birinci sınıf bir muharrir olduğuna hiç şüphem yok. Sana çok bağlı olduğum için bundan mesudum. Orhan Seyfi biraderimiz, Raks Manzumesi için yaptığı latif hoş, ince tenkitten sonra, bu sefer de senin yazdığına cevap vermiş. Ben okumadım. Yine kafiyeye çatıyormuş. Tabii görüşlerimiz ayrı. Münakaşaya değmez. Hakikat şu ki ben kafiyeye bağlıyım… Ahmet Hamdi Tanpınar 9. Biyografi Herhangi bir alanda üne kavuşmuş kişileri tanıtmak amacıyla yazılan yazılardır. Özellikler Üçüncü kişi ağzıyla anlatılır. Kişinin hayatı, kronolojik bir sıra ile verilir. Örnekler Yakup Kadri KaraosmanoğluYakup Kadri Karaosmanoğlu, 27 Mart 1889’da Kahire’de doğdu. İlköğrenimine altı yaşındayken Manisa’da başladı. 1903’te İzmir İdadisi’ne girdi. Burada Ömer Seyfettin, Şehabettin Süleyman ile tanıştı. 1905’te annesiyle birlikte Mısır’a gitti. Öğrenimini İskenderiye’deki bir Fransız okulunda tamamladı. II. Meşrutiyet’in ilanından kısa bir süre önce İstanbul’a geldi. 1908’de başladığı İstanbul Hukuk Mektebini bitirmedi. 1909’da Şehabettin Süleyman aracılığıyla Fer-i Ati topluluğuna katıldı. 1916’da tedavi olmak için gittiği İsviçre’de üç yıl kaldı… 10. Otobiyografi Kişinin kendi hayatını tanıtmak amacıyla yazdığı yazılardır. Özellikler Birinci kişi ağzıyla anlatılır. Kişi hayatını, kronolojik bir sıra ile verir. Örnekler “07 Ocak 1980’de Adana’da doğdum. Üç yaşıma geldiğimde babamın işi gereği Adana’dan İzmir’e taşındık. Hayatımın sekiz yaşına kadar burada babam Tahir Bey ve annem Gülsüm Hanım ile birlikte geçirdim. Sonrasında babamın tayini ile birlikte Malatya’ya taşındık. Birkaç ay sonra kardeşim Bünyamin dünyaya geldi ve böylece sıkıcı yalnızlığım sona erdi. İlköğretimimi burada tamamladıktan sonra, yeni bir tayin ile ben lisedeyken Çanakkale’ye taşındık. Neyse ki Çanakkale ailemin son durak noktası oldu. Ama benim yolculuğum henüz bitmemişti. Doktor olmak için Cerrah Paşa Tıp Fakültesi’ndeki eğitimime başladım…” Sahnede oynatılmak üzere yazılan yazılardır. Özellikler Olaylar sahnede canlandırılır. Perdeler hâlinde oynanır. Olaylar; komedi, trajedi ve dram şeklinde olabilir. Örnekler DÜÜTÇocuk Düüt!Anne Maşallah bey, oğlumuz Tabii canım, kimin oğlu! Kafaya bak kafaya tıpkı ben! Oğlunun saçını okşar.Çocuk Düüt!Anne Hatırlıyor musun nefes almıyor diye korkudan Hatırlamaz mıyım, çok korkutmuştu kerata, aslan oğlum, akıllı oğlum Düüt!Anne Maşallah bey, oğlumuz çok zeki! Başkasının çocuğu olsa şimdi ne bulsa ağzına alırdı. Bizimki öyle mi, amanın da benim akıllı kuzuma!Çocuk Düüt! Anne- baba ellerindekilerle meşgul olurken çocuk kamyonu ağzına alır.Anne Bey?…Baba Efendim hanım?Anne Sence de bizim oğlan mühendis olur değil mi?Baba Ne münasebet canım, bizim oğlan doktor Düüt! Seyirciye bakıp gülümser.Anne Aşk olsun ne var yani mühendis olsa!Baba Olur mu öyle şey! Doktor olacak o kadar!… 12. Haber Metni Toplumu ilgilendiren güncel olay veya durumların, halka duyurulması amacıyla hazırlanan yazı türüdür. Haber metinlerinin başlıca özellikleri şunlardır Özellikler Olayların güncel ve önemli olması gerekir. Toplumun tamamını ya da önemli bir kısmını ilgilendirmesi gerekir. Anlatılanlar ilgi çekici olmalıdır. Nesnel bir anlatıma sahip olmalıdır. Örnekler 2009’dan bu yana kırılamayan dünya rekoru sonunda kırıldı. Son rekorun üzerinden geçen tam 10 yılın sonunda dünya şampiyonasında yüzme rekoru kırılarak tarihe yeni bir rekor kaydı düşüldü. Kristof Milak, 200 metre kelebek finalinde 1 dakika 50 saniye 73 salise derece alarak dünya rekorunun sahibi oldu. Altın madalya Kristof Milak’a verildi. KONUYLA İLGİLİ DAHA FAZLA İÇERİK
Nokta, virgül, soru işareti, ünlem işareti gibi işaretlere noktalama işaretleri deniliyor. Nokta, soru ve ünlem işaretlerinin cümleye kattıkları anlam bakımından ayrı görevleri bulunuyor. Noktalama İşaretleri Konu Anlatımı Metinleri kurallı ve anlaşılır bir şekilde okuyup, aktarabilmek için noktalama işaretleri çok önemlidir. Her bir işaretin ayrı bir görevi ve gücü bulunuyor. Nokta, virgül, iki nokta, üç nokta, soru işareti, ünlem işareti, tırnak işareti, parantez, kesme işareti, hece çizgisi noktalama işaretlerini oluşturuyorlar. NOKTA . Noktanın birçok kullanıldığı yer vardır. Cümlenin sonunda, kısaltmalarda, tarih ve sayılarda, sıra bildiren sayılarda noktalardan yararlanılır. * Bir haberi, olayı, durumu veya bilgiyi anlatan cümlelerin sonuna konulur. Nokta, cümlenin bittiğini gösterir. Yarın yazılı sınav olacaksınız. Ankara, Türkiye’nin başkentidir. * Kısaltmaların sonuna konur. Doktor - Dr. Mahalle - Mah. * Sıra bildiren rakam ve harflerden sonra konur. Nokta “-inci eki” görevi görüyor.ikincisınıfMehmet * Gün, ay ve yıl şeklinde yazılan tarihler arasına konur. * Saat ve dakikaların arasına konur. VİRGÜL , * Eş yani aynı görevde olan kelimelerin arasına konuluyor. Pazardan elma, kiraz, muz aldım. Ali, Murat, Hakan, Mustafa okula gelmediler. * Mektuba başlarken en başta yazılan hitap sözlerinden sonra konur. Sevgili Dayıcığım, Canım Öğretmenim, İKİ NOKTA * Bir cümleden sonra açıklama yapılacaksa cümlenin sonuna konuluyor. İnce sesli harfler şunlardır e, i, ö, ü * İki veya daha fazla kişinin karşılıklı konuşmalarından önce konuluyor. Misafir, evin küçük oğluna sordu -Söyle bakalım kaç yaşındasın? Küçük çocuk hemen atıldı -Tam yedi yaşındayım. ÜÇ NOKTA … Tamamlanmamış, fakat söylenecek daha çok söz var, anlamını taşıyan sözcük veya söz gruplarının sonuna konuyor. Sınıf öğretmeni, sınıfa yeni gelen öğrenciye sordu - Söyle bakalım büyüyünce ne olacaksın? Yeni öğrenci hiç düşünmeden cevap verdi -Doktor… SORU İŞARETİ ? Soru soran ve soru anlamı taşıyan sözcük ve cümlelerin sonuna konur. Ne, nerede, ne zaman, niçin, neden, nasıl, kim gibi soru sözcükleri ve “-misin, -mısın, -musun, -müsün” gibi soru eklerinin sonuna soru işareti konulması gerekiyor. Nerede doğdun? Ne iş yapıyorsun? Niçin, bugün okula gitmedin? Bu otobüs ne zaman gelecek? ÜNLEM İŞARETİ ! Şaşma, acıma, sevinç, heyecan ve korkma gibi duygu ve düşünceleri anlatan söz ve cümlelerin sonuna konuluyor. İmdat! Eyvah, yangın! TIRNAK İŞARETİ “ “ Başka bir kişi veya yazıdan alınarak, yazıya eklenen söz ve cümleleri göstermek için konuluyor. Tırnak işareti çift olduğu için biri sözün başına diğeri de sonuna ekleniyor. “Ey Türk Gençliği!”, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” M. Kemal Atatürk PARANTEZ İŞARETİ * Cümledeki anlamı tamamlayan ek bilgi vermek, yani kelimenin eş anlamını veya daha iyi vurgulamak için kullanılıyor. Bu akşam Ankara’ya başkentimize uçacağım. "İnsan ikrarından sözünden, hayvan yularından tutulur" * Alıntı yapılan eserin veya sözün sahibini göstermek için kullanılır. “Yaş otuz beş” Cahit Sıtkı Tarancı KESME İŞARETİ * Özel isimlere gelen çekim eklerini ayırmada kullanılıyor. Mustafa, Selanik’te doğdu. Babam, Suna’ya 10 lira verdi. * Tarih ve sıra bildiren sayılara gelen ekleri ayırmada kullanılıyor. Atatürk, 23 Nisan 1920’de TBMM’ni açtı. Fatmalar 5’inci katta oturuyorlar. HECE ÇİZGİSİ KISA ÇİZGİ - * Satır sonuna gelindiğinde, yazılmak istenen sığmadığında, o kelime hecesinden bölünüp, kesme işareti konuluyor. Satır sonuna sığmayan kelimelerin hecelerini ayırmada kullanılır. * Kelimeleri hecelerine bölmede/ayırmada hece çizgisi kullanılıyor. Te-le-viz-yon si-nek son-ba-har ge-le-cek kar-puz KONUŞMA ÇİZGİSİ _ Diyalog şeklinde karşılıklı konuşmalarda, söz ve cümlelerin başına konur. _Adın nedir? _ Murat. _ Nerelisin? _ Mersin.
2 sınıf karşılıklı konuşma metinleri türkçe