🌃 Peygamberimizin Konuşma Adabı Ile Ilgili Tavsiyeleri Nelerdir

Konuile ilgili öne çıkan ayet-i kerimeler bu bölümde yer alır. Konu ile ilgili öne çıkan ha-dis-i şerifler bu bölümde yer alır. Konu ile ilgili metin içerisinde yer almayan bilgiler bu bölümde yer alır. Konu ile ilgili hatırlanması istenen bilgiler bu bölümde yer alır. Konu ile ilgili okuma metin-leri bu bölümde yer alır. Bazı kardeşlerimizin doğuştan veya sonradan çeşitli sebeplerle konuşma güçlüğüne karşı yapılabilecek dua. Nihat Hatipoğlu Hocamızdan Cevap: Kutsi Hadis. Soru 4 : Sünnetin çeşitleri nelerdir kısaca izah ediniz. Cevap : Üç çeşittir. a- Kavli sünnet; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sözleridir. b- Fiili sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v)’in yaptığı iş ve hareketlerdir. c- Takriri sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in işaret ettiği veya sükut ettiği 53.5. Hz. Lokman’ın öğütlerini hayata yansıtmaya özen gösterir. Lokman suresi, 12-19. ayetlerde tavsiye edilen davranışlara öğrenci seviyesine uygun bir şekilde yer verilir. 5.3.6.Tahiyyat duasını okur, anlamını söyler. Tahiyyat duası ile ilgili kısa açıklamalara ve duanın nerelerde okunduğunu içeren bilgilere yer 1 Konuşma ve iletişimle ilgili verilenlerden hangisi yanlıştır? A) Konuşma sırasında kötü ve argolu sözleri kullanmamalıyız. B) İletişimde nezaket cümlelerini kullanmalıyız. C) Yemek yerken konuşmamak gerekir. Ana Sayfa. D) Toplum içinde iki kişi gizli gizli konuşabilir. x. x. X Değerlendirme. Doğru cevabı tıklayınız 8) YİYİN, İÇİN ve İSRAF ETMEYİN. Taşkınlık etmeyin, aşırı gitmeyin, savurganlık etmeyin, haddi aşmayın, meşru ölçüyü aşmayın, azgınlık etmeyin, sınır tanımazlık etmeyin. A’raf 31: Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf EbuZer el-Gıfari de Peygamberimizin (s.a.v.) zorlama neticesinde söy­lenen veya yapılan işlerden kişinin sorumlu olmayacağını bildirdiği şu ha­disi rivayet etmektedir: "Şüphesiz ki Allah, ümmetimden meydana gelecek hatanın, unutmanın ve onlara zorla yaptırılacak hususların sorumluluğu­nu bağışlamıştır." yöntemile ilgili cihetlerden farklara esas teşkil etmiş; bunun neticesinde de. İslâm ahlâk düşüncesi ilmileşirken, aynı zamanda çeşitlenerek, çoklu bir yapı. kazanmıştır. Bu çerçevede daha çok hadisçilerin ön plana çıkardığı bir tarz ve. yöntem ile sufilerin yöntemi farklı olduğu gibi sufiler arasında da adab ve 25. Mürşidinin sevdiklerini sevip, buğzettiklerine de buğzetmelidir. 26. Mürid , tarikatı inkar edenlerin yemeğinden yememelidir. 27. Bid’at ehlinden, gaflet erbabından, tarikatı inkar edenlerden son derece uzak olmalıdır. 28. Yemekte ve içmekte bir lokma olsun israf, hırs ve açgözlülükten kaçınmalıdır. 6JCb. Peygamber Efendimiz nasıl konuşurdu? Efendimiz’in konuşma adabı nasıldı? Konuşma adabı ile ilgili hadis-i sözü açık seçik söylemek ve iyi anlaması için gerektiğinde tekrarlamak ile ilgili hadisler. PEYGAMBERİMİZİN KONUŞMA ADABI İLE İLGİLİ HADİSLER Enes’in radıyallahu anh belirttiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sözünün iyi anlaşılması için konuşmasını üç defa tekrarlardı. Bir topluluğun yanına varıp onları selâmlayacağı zaman üç defa selâm verirdi. Buhârî, İlim 30, İsti’zân 13. Ayrıca bk. Tirmizî, İsti’zân 28 Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in konuşması, herkesin anlayacağı şekilde açık seçikti. Ebû Dâvûd, Edeb 18 Hadisleri Nasıl Anlamalıyız? Yüce Rabbimiz bize konuşma nimetini anlaşmamız için vermiştir. Konuşmadan maksat birbirini anlamak olduğuna göre, konuşan kimse maksadını herkesin rahatça anlayacağı şekilde açık ve seçik söylemek durumundadır. Bu sebeple Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz meramının iyice anlaşılması için, herkesin bildiği kelimelerle ve âdeta sözleri sayılacak şekilde konuşur, gerek duyduğu zaman sözünü üçer defa tekrarlardı. Onu dinleyen herkes ne demek istediğini iyice kavrar, hatta birçoğu bu sözleri ezberlerdi. Onun bu konuşma tarzına işaret eden Hz. Âişe “Resûlullah sizin yaptığınız gibi çabuk çabuk konuşarak sözlerini arka arkaya ulamazdı” demektedir. Buhârî, Menâkıb 23 Bu kadar açık konuşmasına rağmen aynı konuda kendisine soru soranları anlayışsızlıkla suçlamaz, sorulara cevap verirdi. İnsanlara hitap eden kimseler, muhataplarının anlayış seviyesini göz önünde bulundurmak ve onların anlayacağı şekilde konuşmak zorundadır. Bunun önemine işaretle Hz. Ali radıyallahu anh, “insanlara anlayacakları şekilde konuşunuz.” Buhârî, İlim 49 demiştir. Hatip meramını anlatamadığı veya ne demek istediği anlaşılmadığı zaman, sözlerini bir daha tekrarlamaktan kaçınmamalıdır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bir topluluğa üç defa selâm vermesi hususuna gelince, bu onun her zamanki âdeti değildi. Şayet kalabalık fazla ise sesini herkesin duyamadığını tahmin etmişse, o takdirde üç defa selâm verirdi. Fakat birini ziyarete gittiği zaman, içeri girebilmek için üç defa selâm vermek suretiyle izin isterdi. Şayet birinci selâmda sesi duyulmuş ve içeri buyur edilmişse, oradakilere tekrar selâm verirdi. Oradan ayrılırken herkesi bir daha selâmlamayı ihmal etmezdi. Bir yere girmek için üç defa selâm verip de cevap alamazsa, daha fazla ısrar etmeden geri dönerdi. Hadislerden Öğrendiklerimiz Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz söylediklerinin iyi anlaşılması için sözünü bazen üç defa tekrar ederdi. Bir ziyarete gittiği zaman, kapıda üç defa selâm vererek izin alırdı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem herkesin rahatça anlayacağı şekilde açık ve net konuşurdu. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan Cevap Peygamberimizin Konuşma Adabı ile İlgili Tavsiyeleri ve anlaşılır bir şekilde muhâtabın seviyesine göre konuşulmalı, gerektiğinde önemli görülen yerler tekrar edilmelidir. 2- Bilgiçlik taslama ve kendini başkalarına üstün gösterme niyetiyle yapmacık konuşmalarda bulunulmamalıdır. 3- Bağırıp çağırarak yüksek sesle hiç bie şekilde konuşulmamalıdır. 4- İki kişinin, yanlarında bulunan üçüncü kişiyi dışlayarak aralarında fısıldaşmaları yasaklanmıştır. Resûl-i Ekrem Efendimiz böyle bir tavrın, yalnız kalan kimsenin üzülmesine sebep olabileceğini belirtmektedir. Buhârî, İsti’zân, 47 5- Bir hâdiseyi anlatmak için, yaşça büyük olan ilk söze başlamalıdır. 6- Az ve öz konuşmalı, lüzumsuz konuşmaktan kaçınmalıdır. Yerinde ve ölçülü Kişinin helâl mi haram mı, güzel mi çirkin mi, hayır mı şer mi henüz tam olarak kestiremediği bir sözü söylemesi de konuşma âdâbına Mümin her ne olursa olsun doğruyu konuşmalı, yalan söz ve yalan haberden şiddetle sakınmalıdır. Ebu Zerr ra diyor ki "Hz. Peygamber'e sav şunu sordum; 'Ey Allah'ın Resulü! Hz. İbrahim'e inen sahifede neler vardı?' Efendimiz şöyle cevap verdi 'Hepsi öğütlerdi, faziletlerdi.' Ve şöyle dedi "Ey gururlu, güçlü ve ağır imtihana tutulmuş imparator! Ben seni dünyayı üst üste yığasın diye göndermedim. Seni mazlumun bana yakarışını gideresin diye gönderdim. Ben kafir de olsa mazlumun duasını geri çevirmen için seni gönderdim." "Nefsine mağlup olmadıkça akıllı insanın gününü şöyle taksim etmesi gerekir Bir müddet Rabbine yalvaracak, bir müddet nefsini hesaba çekecek, bir müddet yüce Allah'ın yarattığı kainatı düşünecek, bir müddet içinse yemek ve içmek için zaman ayıracak." "Akıllı insan üç şey için yurdundan çıkar, göçer Ya ahiret yurduna güç kazanmak ya geçim veya haram olmayan bir arzusuna kavuşmak için." "Akıllı insan zamanını iyi bilecek, halini görecek, diline hakim olacak, gerekmeyen konuda konuşmayacak." "Dedim ki; 'Ey Allah'ın Peygamberi! Hz. Musa'nın sahifesinde neler vardı?' Efendimiz sav şöyle buyurdu "Hepsi ibretlerdi. Şunun gibi Ölümün olduğunu bildiği halde sevinene şaşarım. Ateşin olduğunu bildiği halde gülene şaşarım. Kadere inanmasına rağmen telaşa kapılana şaşarım. Dünyanın nasıl dönüştüğünü, insanları nasıl eğip büktüğünü görüp de hâlâ dünyaya sarılana şaşarım. Yarın hesaba çekileceğine inanıp da iyi amel işlemeyene şaşarım.' "Dedim ki, Ey Allah'ın Resulü! Bana tavsiyede bulun. - Sana takvayı tavsiye ederim. O her işin başıdır. Dedim ki, Ey Allah'ın Resulü! Daha da söyleyin. - Kur'an oku. Allah cc'ı zikret. O senin için yeryüzünde nur, gökte sevaptır. Dedim ki, Ey Allah'ın Resulü! Daha da söyleyin. - Fazla gülme. Zira ölçüsüz gülme kalbi öldürür. Yüzünün nurunu giderir. Dedim ki, Ey Allah'ın Resulü! Daha da söyleyin. - Din uğrunda mücadele etmeni tavsiye ederim. Çünkü o ümmetimin ruhbanlığıdır. Dedim ki, Ey Allah'ın Resulü! Daha da söyleyin. - Miskinleri sev ve onlarla otur. - Dedim ki, Ey Allah'ın Resulü! Daha da söyleyin. - Hep senden daha düşkün olana bak. İbret al. Üstte olana bakma. Böyle yaparsan Allah'ın verdiği nimetini küçümsemezsin. Dedim ki, Ey Allah'ın Resulü! Daha da söyleyin. - Acı da olsa gerçeği söyle. Dedim ki, Ey Allah'ın Resulü! Daha da söyleyin. - Kendinde olan ayıpları görüp de insanlarla uğraşmaman doğru olandır. Sana ayıp olarak; kendi hatanı görmeyip insanların kusurlarıyla uğraşman yeterlidir. Sonra Efendimiz sav elini göğsüne vurup buyurdu "Tedbirli olan insandan akıllısı yoktur. Gereksiz şeylerden el çeken insandan takvalısı yoktur. Güzel ahlaktan daha büyük bir şey yoktur." İbn Hibban BÜYÜKLERİN DUALARI İmam-ı A'zam'ın duası Allah'ım Esma-i Hüsna'yla yalvarıyorum. Allah'ım, sen lütufkârsın, duâyı kabul edersin, mü'minsin, koruyucusun, meliksin, büyüksün, suret verensin, her şeyin sahibisin, verensin, alansın, meliksin, yücesin, tesbih edensin, şereflisin, yaşatansın, öldürensin, güçlüsün, apaçıksın, senden senin rızanı ve cenneti istiyorum. Allah'ım sen dirisin, hannansın merhametlisin, halimsin, yumuşaksın, övülmüşsün, hakîmsin, koruyucusun, hasîbsin, her şeyihesap edensin senden rızanı ve cenneti istiyorum. Allah'ım sen daimsin, deyyânsın, dâfi'sin def edensin, dünya ve âhiret hususunda kaçındığım şeyleri benden uzak tutmanı, rızanı ve cenneti istiyorum. Allah'ım sen rahmansın, rahimsin, Rabsın, raûfsun, rahimsin, râziksin, rezzâksın beni umduğum ve ummadığım yerlerden rızıklandır, senden rızanı ve cenneti istiyorum. Allah'ım sen selâmsın, semî'sin, işitensin, duamı işitir, gizli ve aşikâr yaptığım işleri bilirsin, benden yüz çevirme, beni tüm kötülüklerden koru, senden rızanı ve cenneti istiyorum Ya Rabbi!.. BİR AYET Şüphesiz Allah ve melekleri, Peygamberimize salat etmektedirler. Ey iman edenler! Siz de O'na salat edin ve tam bir teslimiyetle O'na selam verin. Ahzab, 56 BİR HADİS Hz. Peygamber sav'e bir bedevi Arap gelerek, "Ya Rasulallah! Sizler çocukları öper misiniz? Biz çocuklarımızı öpmeyiz", dedi. Peygamber sav "Allah'ın kalbinden çıkardığı merhameti ben kalbine nasıl koyabilirim?" diye cevap verdi. Buhari, Edeb BİR HADİS Allah'ı zikrederek namaz kılınan yerde beklemek… "Sizden biriniz abdestli olduğu halde namaz kılacağı yerde beklediği müddetçe melekler kendisine dua eder ve şöyle derler Allah'ım onu bağışla! Allah'ım ona merhamet et." SORU - CEVAP 1 Hıristiyan bir kadınla evlenebilir miyim? Onu Müslüman olmaya zorlamalı mıyım? Ehli kitap diye adlandırılan Yahudi veya Hıristiyan bir kadınla evlenmenizde dinen bir sakınca yoktur. Gayrimüslim olan eşinizin ahlakınıza, görüşlerinize bakıp Müslümanlığı seçmesi çok güzel bir şeydir. Ancak dine girmesi için zorlamanız doğru değildir. 2 Dini nikâh kıyıldığı sırada kadının adetli olması sakıncalı mıdır? Dini nikâh sırasında kadının regl olması veya abdestsiz olması nikâha zarar vermez. Erkeğin abdestsiz olması da bir problem oluşturmaz. 3 Yıkanmış olan ölüye bakmak haram mıdır? Yıkanmış olan ölüye bakmak sakıncalı değildir. Ancak ölünün ölümle beraber yüzü bozulmuş, çirkinleşmiş veya bakılamayacak hale geldiyse bu durumda bakmak caiz olmaz. Kur’ân-ı Kerîm, nerede nasıl konuşmak gerektiğine, yani söz söyleme âdâbına büyük ehemmiyet verir. Şöyle ki zâlimlere karşı bile yumuşak söz, yoksula karşı gönül alıcı, tesellî edici söz, anne-babaya karşı tatlı ve güzel söz, bütün insanlara karşı doğru söz, yetimlere ve muhtaçlara güzel söz, tebliğ için açık, net ve hikmetli söz söylemeyi telkin eder. İncelik ve nezâket, bilhassa konuşma esnâsında çok büyük bir ehemmiyet arz eder. İNSANLARA GÜZEL SÖZ SÖYLEYİNİZ Cenâb-ı Hak, kullarının yürüyüşlerinde ve konuşmalarında bir nezâketin olmasını arzu ederek şöle buyurur “Yürüyüşünde mûtedil ol! Ne çok hızlı, ne de yavaş yürü! Sükûnet ve vakarını muhâfaza et! Sesini alçalt! Bağırıp çağırarak konuşma! Unutma ki, seslerin en çirkini merkep sesidir.” Lokmân, 19 Yine Rabb’imiz şöyle buyurur “…İnsanlara güzel söz söyleyiniz!..” el-Bakara, 83 “Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler!..” el-İsrâ, 53 LÜZUMSUZ VE ÇİRKİN KONUŞMAK YASAK İslâm, lüzumsuz ve çirkin konuşmaları yasaklar. Çok konuşmayı uygun görmez. Allah Rasûlü -sallâllahu aleyhi ve sellem- “Allâh’a ve âhiret gününe îman eden kişi ya hayır söylesin veya sussun!” buyurmuşlardır. Müslim, Îmân, 77 Allah ve Rasûlü, insanların veciz sözlerle, pırlanta ifâdelerle konuşmasını, kullanacakları her kelimeyi dikkatle seçmelerini tavsiye buyururlar.[1] Yine Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- “Muhakkak ki bir kısım sözler, sihir gibi bir tesir gücüne sahiptir.” buyurmuşlardır. Buhârî, Nikâh, 47 Yani bâzı sözler, kalpte büyüleyici bir tesir meydana getirir. Bu ise, lisâna hâkimiyet ve maksada en uygun kelimeleri seçebilmekle mümkündür. Bu kudretin zirvesi ise, Kur’ân-ı Kerîm’de müşâhade edilir. Kur’ân âyetleri, fesâhat ve belâğatin zirvesinde olup büyük bir mûcizedir. Bu sebeple Kur’ân’ın hikmet dolu hitaplarından istifâde etmek lâzımdır. KUR’ÂN-I KERİM’DE KONUŞMA ÜSLÛBU Kur’ân-ı Kerîm, nerede nasıl konuşmak gerektiğine, yani söz söyleme âdâbına büyük ehemmiyet verir. Şöyle ki قَوْلًا لَيِّنًا Zâlimlere karşı bile yumuşak söz, قَوْلًا مَيْسُورًا Yoksula karşı gönül alıcı, tesellî edici söz, قَوْلًا كَر۪يمًا Anne-babaya karşı tatlı ve güzel söz, قَوْلًا سَد۪يدًا Bütün insanlara karşı doğru söz, قَوْلًا مَعْرُوفًا Yetimlere ve muhtaçlara güzel söz, قَوْلًا بَل۪يغًا Tebliğ için açık, net ve hikmetli söz söylemeyi telkin eder. Velhâsıl İslâm, her hususta insanların ince, nâzik, anlayışlı, hürmetkâr ve efendi olmasını sağlayacak en güzel esasları getirmiştir. Bu esaslara riâyet eden müslümanlar, iki cihanda da mes’ûd olur ve ebedî saâdete kavuşurlar. İslâm’ı kabul etmeyip insanların koyduğu kâidelere göre yaşamak isteyenlerin ise saâdeti geçici olur ve neticede ebedî bir perişanlığa sürüklenirler.

peygamberimizin konuşma adabı ile ilgili tavsiyeleri nelerdir